Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık

Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık

Yazdır Çalışmayı İndir (PDF)

 

SUNUŞ

Bireysel bir zayıflık veya tek başına klinik bir sorun olarak ele alınamayacak, karmaşık ve birden fazla boyuta sahip yapısal bir nitelik taşıyan bağımlılık çoğu zaman hukuki, ahlaki ve insan sağlığı bakımında bir olumsuzluğun sürdürülmesinde ısrarı yansıtmaktadır. Bireyin, ailesinin ve içinde bulunulan toplumun yaşamını derinden etkileyen bu süreç; sağlık kayıpları, bilişsel işlevlerde zayıflama ve sosyal ilişkilerde çözülme şeklinde ortaya çıkarken; makro düzeyde çok daha derin sonuçlar doğurmaktadır.

Eğitim süreçlerinin sekteye uğraması, iş gücü verimliliğinin düşmesi, erken yaşta işgücü piyasasından kopuş ve sağlık harcamalarının artması gibi etkiler, toplumların üretken kapasitesini doğrudan sınırlamaktadır. Beşerî sermayenin kalitesindeki düşüş, uzun vadede kalkınma süreçlerini kırılgan hâle getirmektedir. Nitelikli iş gücünün azalması, yenilikçilik kapasitesinin gerilemesi ve kurumsal etkinliğin zayıflaması gibi sonuçlar, bağımlılığın stratejik bir kalkınma meselesi olduğunu açıkça göstermektedir. Bu yönüyle bağımlılık, gelir dağılımı eşitsizliklerinden sosyal dışlanmaya kadar pek çok yapısal sorunu da derinleştiren bir faktör olarak ele alınmalıdır.

Türk toplumunun kültürel kodları, değerler sistemi, aile yapısı dikkate alındığında bağımlılığa karşı etkin önleyici tedbirler, aile, devlet ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinde ve eşgüdümünde alınabilecektir. Bu yönde geliştirilecek mücadele, uygun kamu politikaları, iletişim araç ve yöntemleri ile desteklenmelidir. Dijitalleşmenin arttığı sosyal düzende risk oluşturacak araç ve yöntemlerin baskın olduğu, aykırılıkların, normal dışı olmanın özendirildiği bir ortam olası tehdit ve tehlikeleri dikkate almadan herhangi bir bağımlılık türüne eğilimi artırabilmektedir. Bağımlılık olgusunun çoğu zaman göz ardı edilen boyutlarından biri de, belirli koşullar altında şiddet davranışına evrilebilme potansiyelidir. Bu yönüyle bağımlılık, sağlık ve ekonomik sonuçlarıyla birlikte toplumsal düzen ve güvenlik açısından da kritik sonuçlar doğuran bir olgu olarak değerlendirilmektedir.

Bu çerçevede bağımlılıklara yönelik önleyici tedbirlerin önemi daha da belirgin hâle gelmektedir. Erken yaşta farkındalık kazandıran eğitim politikaları, risk gruplarına yönelik hedefli sosyal destek programları ve erişilebilir ruh sağlığı hizmetleri, bağımlılığın hem yaygınlığını hem de şiddete dönüşme ihtimalini azaltmada temel araçlar olmaktadır.

Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) olarak, Türk milletinin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlama misyonumuz doğrultusunda, Türkiye’nin bugününde ve geleceğinde önemli bir mesele olarak gördüğümüz bağımlılık konusunu gündeme getirmek, toplumsal farkındalığın artmasına katkıda bulunmak istedik. Bu kapsamda günümüzde ulusal ve uluslararası ölçekte ciddi bir halk sağlığı ve güvenlik meselesi haline gelen bağımlılıklar konusunu, disiplinler arası ve çok boyutlu bir yaklaşımla ele almayı ve ‘Ulusal Halk Sağlığı ve Güvenlik Sorunu: Bağımlılık’ başlıklı bir kitap çalışması yapmayı amaçladık. Bu çalışma kapsamında bağımlılık olgusunun, bireysel bir sağlık problemi olması gibi dar bir çerçeveden değil toplumsal yapı, kamu güvenliği, hukuk sistemi ve kamu politikalarıyla doğrudan ilişkili, çok boyutlu bir sorun olarak ele alınması hedeflenmiş, bağımlılık kavramının kuramsal, tıbbi, psikolojik, sosyolojik, eğitimsel, hukuki ve politik boyutlarının bütüncül bir çerçevede incelenmesi amaçlanmıştır.

Bu doğrultuda eserde; tütün ve nikotin, alkol, uyuşturucu ve psikoaktif maddeler, kumar ve bahis, teknoloji ve diğer davranışsal bağımlılık türlerinin nedenleri, sonuçları ve yaygınlık alanlarının bilimsel veriler ışığında analiz edilmesi; bağımlılığın toplumsal çözülme, suç, şiddet, aile yapısı ve özellikle gençlik üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi; tedavi, rehabilitasyon ve önleyici müdahale süreçleri mevcut uygulamalar çerçevesinde ele alınmıştır. Ayrıca sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları ve akademi arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sunulması ile Türkiye’de bağımlılıkla mücadeleye yönelik mevcut politikaların, yasal düzenlemelerin ve uygulamaların geliştirici bir bakış açısıyla değerlendirilmesi de çalışmanın temel hedefleri arasında yer almıştır. Hazırlanan bu eser; akademik bilgi ile politika üretim süreçleri arasında köprü kurmayı hedefleyen, karar alıcılar, uygulayıcılar, akademisyenler ve sivil toplum aktörleri için bilimsel, analitik ve yol gösterici bir kaynak olma iddia ve niteliği taşımaktadır.

Bu çerçevede; Prof. Dr. Cengiz ŞAHİN’in editörlüğünde yürütülen bu kitap çalışmasıyla, bağımlılık konusundaki alan yazına Türkiye’nin ihtiyaç ve beklentilerini gözeten, stratejik ve milli bir bakış açısıyla katkı sunulması öngörülmüş, bağımlılığı disiplinler arası bir perspektifle ele alarak hem bireysel hem toplumsal düzeyde daha bütüncül bir anlayış geliştirmek hedeflenmiştir. Literatüre önemli katkı sunacağına ve referans bir eser olacağına inandığımız bu kitabı, alanında temayüz etmiş değerli bilim insanları ve uzmanlardan oluşan güçlü bir akademik kadronun çok kıymetli bilimsel çalışmalarıyla hazırlanmıştır.

Eserin hazırlanmasına kurumsal olarak kıymetli destekleriyle ve bu alandaki marka değeri ile Türkiye Yeşilay Derneği katkı sunmuştur. Ayrıca yürüttükleri çok kıymetli ‘Bağımlılıkla Mücadele Projesi’ kapsamında, tanıtım, yayın ve duyuru konusunda Gençlik ve Spor Bakanlığı çalışmayı desteklemiş, içeriğin gençlerle buluşturulmasını sağlamıştır. 

Bu çerçevede, TASAV olarak eserin hazırlanmasında bilimsel katkıları, akademik titizlikleri ve emekleri için Prof. Dr. Cengiz ŞAHİN başta olmak üzere özveriyle çalışan tüm değerli yazarlarımıza, Gençlik ve Spor Bakanlığımıza, Türkiye Yeşilay Cemiyetine ayrıca kitabın yayına hazırlanmasında katkı sağlayan TASAV çalışanlarına ve baskı ve yayında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Kitabın, okuyucu, araştırmacı ve politika yapıcılara yararlı olmasını ve yeni ufuklar açmasını temenni ediyorum.

İsmail Faruk AKSU
TASAV Başkanı



GİRİŞ

Bağımlılık, bireyin bir maddeyi kullanma ya da belirli bir davranışı sürdürme üzerindeki kontrolünü kaybetmesi ve ortaya çıkan olumsuz sonuçlara rağmen bu davranışı devam ettirmesiyle karakterize edilen kronik ve tekrarlayıcı bir durumdur. Bireyin yaşamını derinden etkileyen bu süreç; kontrol kaybı, tolerans gelişimi ve yoksunluk gibi belirtilerle kişinin günlük işlevselliğini ve yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürmektedir. Günümüzde bağımlılık, bireysel bir sağlık sorunu olmanın ötesine geçmiş; psikolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel boyutlarıyla çok yönlü ve karmaşık bir olgu hâline gelmiştir. Bu yönüyle bağımlılık, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde önemli bir halk sağlığı ve güvenlik sorunu olarak öne çıkmaktadır.

Bağımlılık türlerinin artması ve yaygınlığının genişlemesi; suç oranlarında yükselme, eğitim süreçlerinden kopuş, iş gücü kaybı, sağlık harcamalarında artış ve toplumsal düzenin zedelenmesi gibi pek çok olumsuz sonucu beraberinde getirmektedir. Bu durum, bağımlılığın sadece bireyi değil; aileyi, sosyal çevreyi ve toplumu doğrudan etkileyen çok katmanlı bir sorun olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Geçmişte daha çok alkol, tütün ve uyuşturucu gibi madde kullanımına dayalı bir sorun olarak ele alınan bağımlılık, günümüzde teknolojinin gelişmesi ve yaşam biçimlerinin değişmesiyle birlikte davranışsal boyutları da kapsayan geniş bir çerçevede değerlendirilmektedir. İnternet, sosyal medya, dijital oyunlar, kumar ve bahis gibi alanlarda ortaya çıkan bağımlılıklar, bireyin zaman yönetimini, sosyal ilişkilerini ve psikolojik dengesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu durum, bağımlılığın biyolojik olduğu kadar öğrenme süreçleri, çevresel koşullar ve kültürel dinamiklerle şekillenen karmaşık bir yapı olduğunu göstermektedir.

Bağımlılığın ortaya çıkışında genetik yatkınlık, kişilik özellikleri, travmatik yaşantılar, aile yapısı, sosyal çevre ve ekonomik koşullar gibi birçok faktör etkili olmaktadır. Bu nedenle bağımlılığı anlamak ve etkili müdahale yöntemleri geliştirmek için biyolojik, psikolojik ve sosyal boyutları birlikte ele alan bütüncül bir yaklaşım gereklidir.

Bu kitapta; bağımlılığın tanımı ve türlerinden başlayarak tütün, alkol ve uyuşturucu madde bağımlılıklarının yanı sıra teknoloji, kumar ve bahis gibi davranışsal bağımlılıklar da kapsamlı biçimde ele alınmaktadır. Bununla birlikte bağımlılığın toplumsal boyutu; aile, okul ve çalışma yaşamı gibi temel sosyal kurumlar üzerinden değerlendirilmekte, bağımlılığın yalnızca bireysel değil aynı zamanda toplumsal bir olgu olduğu ortaya konulmaktadır. Çalışmada ayrıca koruyucu ve önleyici yaklaşımlar, erken müdahale stratejileri ve risk faktörlerinin azaltılmasına yönelik politikalar önemli bir yer tutmaktadır. Bağımlılıkla mücadelede aile, eğitim kurumları, sağlık sistemi, kamu politikaları ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği içinde hareket etmesinin gerekliliği belirtilmekte; mücadelenin yalnızca tedavi ile sınırlı kalmayıp önleme, rehabilitasyon ve toplumsal uyum süreçlerini de kapsaması gerektiği ifade edilmektedir.

Bu kitap, 18 bölümden oluşmakta olup bağımlılık olgusunu sistematik ve bütüncül bir çerçevede ele almaktadır. Bölümler; bağımlılık türlerinden toplumsal etkilerine, müdahale ve mücadele süreçlerinden politika ve uygulamalara kadar uzanan geniş bir perspektifle yapılandırılmıştır. Aşağıda, kitapta yer alan bölümler sırasıyla tanıtılmaktadır.

Kitabın hem editörü hem de bölüm yazarı olarak, birinci bölümde yer alan ‘Bağımlılığın Tanımı ve Türleri’ başlıklı yazımda, bağımlılık olgusunu tarihsel gelişimi, tanımı ve temel özellikleri çerçevesinde ele almaktayım. Çalışmada, bağımlılığın yalnızca madde kullanımına indirgenemeyecek kadar geniş bir yapıya sahip olduğu vurgulanmakta; dijitalleşmeyle birlikte ortaya çıkan davranışsal bağımlılıklara da dikkat çekilmektedir. Ayrıca bağımlılık, biyopsikososyal model çerçevesinde değerlendirilerek kontrol kaybı, tolerans gelişimi ve yoksunluk gibi temel belirtileri üzerinden analiz edilmektedir. Bunun yanında bağımlılığa neden olan faktörler ve bağımlılık türlerine ilişkin sınıflandırmalar aracılığıyla konunun çok boyutlu yapısı ortaya konulmaktadır.

İkinci bölümde Yakup Arslan, ‘Tütün ve Nikotin Bağımlılığı’ başlıklı yazısında tütün kullanımını küresel ölçekte yaygın ve önlenebilir bir halk sağlığı sorunu olarak ele almaktadır. Yazar, tütün ve nikotin bağımlılığını biyopsikososyal bir hastalık çerçevesinde değerlendirerek nikotinin beyin ödül sistemi üzerindeki etkileri ile tolerans ve yoksunluk süreçleri üzerinden bağımlılık mekanizmasını açıklamaktadır. Ayrıca tütün kullanımının birey, toplum ve çevre üzerindeki olumsuz sonuçlarına dikkat çekmekte; bağımlılıkla mücadelede önleme, tedavi ve pasif maruziyetin azaltılmasına dayalı bir yaklaşım önermektedir. Bu kapsamda bölüm, tütün ve nikotin bağımlılığını tıbbi, toplumsal ve etik boyutlarıyla bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmektedir.

Üçüncü bölümde Zehra Arıkan, ‘Alkol Kullanım Bozukluğu’ başlıklı çalışmasında alkol bağımlılığını tarihsel gelişimi ve günümüzdeki etkileri çerçevesinde ele almaktadır. Yazar, alkol kullanım bozukluğunu bireyin alkol kullanımını kontrol edememesi üzerinden tanımlayarak DSM-5 ve ICD-11 kriterleri doğrultusunda klinik özelliklerini açıklamaktadır. Ayrıca bağımlılığın biyolojik, psikolojik ve sosyal nedenlerini değerlendirirken bu sürecin fiziksel, ruhsal ve sosyal işlevsellik üzerindeki olumsuz etkilerini vurgulamaktadır. Bunun yanında erken tanı, motivasyonel yaklaşımlar, psikososyal destek ve rehabilitasyonun önemine dikkat çekilmekte; bağımlılıkla mücadelede toplumsal bilinçlenmenin gerekliliği öne çıkarılmaktadır. Bu çerçevede bölüm, alkol kullanım bozukluğunu bireysel ve toplumsal boyutlarıyla bütüncül bir şekilde ele alınmaktadır.

Dördüncü bölümde Merve Cingi Yirün ve Nesrin Dilbaz, ‘Uyuşturucu ve Psikoaktif Madde Bağımlılığı’ başlıklı analizinde psikoaktif madde kullanımını küresel ölçekte önemli bir halk sağlığı sorunu olarak ele almaktadır. Yazarlar; kannabis, opioidler, uyarıcılar, halüsinojenler, sedatifler ve uçucu maddeler gibi farklı madde türlerini kullanım biçimleri, etkileri ve bağımlılık potansiyelleri açısından incelemektedir. Ayrıca bağımlılığı biyopsikososyal bir hastalık olarak değerlendirerek sürecin fizyolojik, psikolojik ve sosyal boyutlarını kapsamlı biçimde analiz etmektedirler. Bunun yanında maddelerin kısa ve uzun vadeli etkileri, yoksunluk süreçleri ve tedavi yaklaşımları ele alınmakta; özellikle psikososyal destek ve uzun süreli tedavinin önemi vurgulanmaktadır. Bu bağlamda bölüm, madde bağımlılığını bütüncül bir perspektifle değerlendiren kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.

Beşinci bölümde Merih Altıntaş, ‘Kumar Bağımlılığı’ başlıklı yazısında kumar bağımlılığını biyopsikososyal boyutlarıyla ele almakta; dijitalleşme ve çevrim içi platformların etkisiyle kumar davranışının giderek yaygınlaşan önemli bir davranışsal bağımlılık türüne dönüştüğünü vurgulamaktadır. Bölümde kumar bağımlılığının nörobiyolojik ve psikolojik temelleri, bilişsel çarpıtmalar, risk faktörleri ve DSM-5 tanı ölçütleri açıklanmakta; depresyon, anksiyete ve madde kullanım bozuklukları gibi eşlik eden psikiyatrik tablolar değerlendirilmektedir. Ayrıca Türkiye’de kumarın yaygınlığı, yasa dışı bahis sorunları ve hukuki düzenlemeler ele alınırken; bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşme ve relaps önleme yaklaşımları başta olmak üzere güncel tedavi yöntemlerinin önemi vurgulanmaktadır.

Altıncı bölümde bendeniz, ‘Teknoloji ve Dijital Bağımlılık’ başlıklı yazımda dijitalleşmenin tarihsel gelişiminden hareketle teknoloji kullanımının bireysel ve toplumsal yaşam üzerindeki dönüşümünü ele almaktayım. Çalışmada teknoloji ve dijital kavramları arasındaki fark ortaya konularak dijital bağımlılık; internet, sosyal medya ve çevrim içi platformlar üzerinden gelişen davranışsal bir bağımlılık türü olarak açıklanmaktadır. Ayrıca dijital bağımlılığın kontrol kaybı, tolerans ve yoksunluk gibi belirtilerle ortaya çıkan aşamalı bir süreç olduğu vurgulanmaktadır. Bunun yanında dijital oyun, sosyal medya, mobil telefon ve internet bağımlılığı gibi farklı türler üzerinden konunun bireyin psikolojik, sosyal ve akademik işlevselliği üzerindeki etkileri değerlendirilmektedir. Söz konusu bölüm, dijital bağımlılığı modern yaşamın önemli sorunlarından biri olarak kapsamlı bir çerçevede ele almaktadır.

Yedinci bölümde Hatice Kumcağız, ‘Diğer Davranışsal Bağımlılıklar’ başlıklı çalışmasında modern toplumda yaygınlaşan madde dışı bağımlılık türlerini ele almaktadır. Yazar; alışveriş, iş, egzersiz, kompulsif yeme ve mesajlaşma gibi davranışsal bağımlılıkları biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel boyutlarıyla incelemektedir. Ayrıca bu bağımlılıkların çoğu zaman normal ya da olumlu davranışlar olarak görülmesinin sorunun fark edilmesini zorlaştırdığına dikkat çekmektedir. Bunun yanında kontrol kaybı, tolerans ve yoksunluk gibi ortak mekanizmaları vurgulayarak müdahale sürecinde bütüncül yaklaşımların önemini ortaya koymaktadır. Bu yönüyle bölüm, davranışsal bağımlılıkları modern yaşamın ortaya çıkardığı önemli sorun alanlarından biri olarak değerlendirmektedir.

Sekizinci bölümde Murat Şentürk, ‘Bağımlılığın Toplumsal Boyutu’ başlıklı yazısında bağımlılığı yalnızca bireysel ya da biyolojik bir sorun olarak değil, ekonomik, kültürel ve yapısal dinamiklerle şekillenen toplumsal bir olgu olarak ele almaktadır. Bölümde bağımlılığın yoksulluk, eşitsizlik, mahalle yapısı, sosyal dışlanma, neoliberal politikalar, tüketim kültürü ve dijital kapitalizmle ilişkisi sosyolojik kuramlar ve güncel araştırmalar ışığında incelenmektedir. Ayrıca bağımlılığın aile yapısı, gençlik, suç oranları, iş gücü kaybı ve toplumsal damgalama üzerindeki etkileri değerlendirilirken; bağımlılıkla mücadelede yalnızca bireysel tedaviye değil, sosyal politika, toplumsal dayanışma, yapısal dönüşüm ve kamusal düzenlemeleri içeren bütüncül yaklaşımlara ihtiyaç olduğu vurgulanmaktadır.

Dokuzuncu bölümde Hakan Çetin, ‘Bağımlılığın Hukuki Boyutu’ başlıklı değerlendirmesinde bağımlılığı yalnızca bireysel bir sağlık sorunu değil, aynı zamanda hukuk ve kamu politikası meselesi olarak ele almaktadır. Yazar; tütün, alkol, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılıklara ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeleri değerlendirerek bağımlılıkla mücadelenin yasaklayıcı tedbirlerin ötesinde, erişimi azaltan ve farkındalığı artıran bütüncül politikalarla yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Ayrıca dijitalleşmeyle ortaya çıkan yeni risk alanlarına dikkat çekerek güncel ve etkili hukuki düzenlemelerin önemini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda bölüm, bağımlılığı hukuk ve kamu politikası boyutlarıyla kapsamlı biçimde incelenmektedir.

Onuncu bölümde Toker Ergüder, ‘Bağımlılık Ekonomisi’ başlıklı analizinde bağımlılığı sağlık sistemi, iş gücü piyasası, kamu maliyesi ve toplumsal refah üzerinde etkiler yaratan önemli bir ekonomik sorun olarak ele almaktadır. Yazar; tütün, alkol, uyuşturucu ve kumar bağımlılıklarının Türkiye ekonomisi üzerindeki maliyetlerini güncel veriler ışığında değerlendirmekte, özellikle üretkenlik kaybı ve iş gücü verimliliğindeki azalmanın ekonomik etkilerine dikkat çekmektedir. Ayrıca vergi politikaları, reklam kısıtlamaları ve önleme programlarının bağımlılıkla mücadelede önemli araçlar olduğunu vurgulamaktadır. Bu çerçevede bölümde, bağımlılığı ekonomik boyutları ve politika önerileri çerçevesinde kapsamlı biçimde analiz edilmektedir.

On birinci bölümde Nurten Sargın, ‘Bağımlılıkta Aile’ başlıklı çalışmasında bağımlılığı aile sistemi içerisinde şekillenen çok boyutlu bir süreç olarak ele almaktadır. Yazar, aile içi iletişim sorunları, ebeveyn tutumları, travmatik yaşantılar ve sosyoekonomik koşulların bağımlılık üzerindeki etkilerini değerlendirirken, aileyi hem risk faktörü hem de koruyucu bir unsur olarak incelemektedir. Ayrıca sevgi, güven ve açık iletişime dayalı aile ilişkilerinin bağımlılığa karşı koruyucu bir işlev üstlendiğini vurgulamakta; aile temelli müdahale ve psiko-eğitim çalışmalarının önemine dikkat çekmektedir. Bu kapsamda bölüm, bağımlılığı aile boyutuyla kapsamlı biçimde değerlendirmektedir.

On ikinci bölümde Nesrin Özarslan, ‘Bağımlılıklarla Mücadelenin Okul Boyutu’ başlıklı yazısında bağımlılığı eğitim sistemi ve okul ortamı bağlamında ele almaktadır. Yazar; okul iklimi, akran ilişkileri, öğretmen rolleri ve aile yapısının bağımlılık üzerindeki etkilerini değerlendirerek güvenli okul ortamı ve aidiyet duygusunun koruyucu önemine dikkat çekmektedir. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığının okul temelli bağımlılıkla mücadele programlarını inceleyerek öğretmen, aile ve okul iş birliğinin gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu yönüyle bölümde, bağımlılıkla mücadelede okulun rolünü bütüncül ve politika odaklı bir çerçevede incelenmektedir.

On üçüncü bölümde Yasemin Kuş, ‘Bağımlılığın Çalışma Yaşamı Boyutu’ başlıklı analizinde bağımlılığı iş yaşamı bağlamında ele almaktadır. Yazar, iş yükü, rol belirsizliği, dijitalleşme ve örgütsel kültür gibi faktörlerin bağımlılık davranışlarını etkilediğini vurgulayarak bağımlılığı çok boyutlu bir psikososyal risk olarak değerlendirmektedir. Ayrıca tütün, alkol, psikoaktif madde ve dijital bağımlılıkların çalışma yaşamında devamsızlık, performans kaybı ve iş kazaları gibi olumsuz sonuçlara yol açtığını belirtmektedir. Bunun yanında çalışan destek programları, psikososyal müdahaleler ve sağlıklı işyeri politikalarının önemine dikkat çekmektedir. Bu kapsamda bölüm, bağımlılığı çalışma yaşamı ekseninde çözüm odaklı bir yaklaşımla değerlendirmektedir.

On dördüncü bölümde Mustafa Uzun, ‘Bağımlılık ve Şiddet İlişkisi’ başlıklı eserinde bağımlılığı toplumsal düzeni ve kamu güvenliğini etkileyen çok boyutlu bir sorun olarak ele almaktadır. Yazar, bağımlılık ile şiddet arasındaki ilişkiyi nörobiyolojik, psikolojik ve sosyolojik boyutlarıyla değerlendirerek özellikle psikoaktif maddelerin dürtü kontrolünü zayıflatarak saldırgan davranışlara zemin hazırlayabileceğini vurgulamaktadır. Ayrıca sosyal dışlanma, ekonomik eşitsizlikler ve aile yapısı gibi unsurların bağımlılık ve şiddet döngüsünü beslediğine dikkat çekmektedir. Bunun yanında erken müdahale, rehabilitasyon ve sosyal destek mekanizmalarını içeren bütüncül politikaların önemini ortaya koymaktadır. Bu çerçevede bölüm, bağımlılık ve şiddet ilişkisini disiplinlerarası bir perspektifle ele alınmaktadır.

On beşinci bölümde Arzu Çiftçi, ‘Bağımlılığın Tedavisi ve Rehabilitasyon’ başlıklı yazısında bağımlılığı kronik ve biyopsikososyal temelli bir hastalık olarak ele almakta; tedavi sürecinin çok boyutlu bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yazar, bağımlılık tedavisinin yalnızca detoksifikasyonla sınırlı olmadığını; farmakoterapi, psikoterapi ve sosyal rehabilitasyonu içeren uzun dönemli bir bakım modeli gerektirdiğini belirtmektedir. Ayrıca motivasyonel görüşme, bilişsel davranışçı terapi ve grup terapileri gibi yöntemlerin iyileşme sürecindeki önemine dikkat çekmektedir. Bunun yanında rehabilitasyon sürecinde bireyin sosyal ve psikolojik işlevselliğini yeniden kazanmasının gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda bölüm, bağımlılık tedavisi ve rehabilitasyonunu bilimsel ve bütüncül bir çerçevede incelenmektedir.

On altıncı bölümde Yunus Emre Bulut ve Yasir Şafak, ‘Bağımlılıkta Koruyucu ve Önleyici Yaklaşımlar’ başlıklı yazılarında bağımlılığı halk sağlığı perspektifiyle ele almakta ve bağımlılıkla mücadelede koruyucu, önleyici ve toplum temelli stratejilerin önemini vurgulamaktadır. Bölümde bağımlılığın bireysel, ailesel, okul, akran ve toplumsal düzeydeki risk ve koruyucu faktörleri değerlendirilirken; birincil, ikincil ve üçüncül koruma yaklaşımları ayrıntılı biçimde açıklanmaktadır. Ayrıca maddesel ve davranışsal bağımlılıklara yönelik önleme stratejileri, okul ve aile temelli müdahaleler, ulusal politika ve mevzuat çerçevesi ile dijital sağlık uygulamaları, yapay zekâ destekli müdahaleler ve dayanıklılık temelli yaklaşımlar gibi yenilikçi yöntemler ele alınarak bağımlılıkla mücadelede bütüncül ve sürdürülebilir bir yaklaşımın gerekliliği ortaya konulmaktadır.

On yedinci bölümde Mehmet Dinç, ‘Bağımlılıkla Mücadelede Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü’ başlıklı değerlendirmesinde bağımlılığı toplumsal ve kamusal boyutları olan çok katmanlı bir mesele olarak ele almaktadır. Yazar, sivil toplum kuruluşlarının önleme, farkındalık oluşturma, erken müdahale ve rehabilitasyon süreçlerinde önemli bir rol üstlendiğini vurgulamaktadır. Ayrıca Yeşilay örneği üzerinden Türkiye’de bağımlılıkla mücadelenin kurumsal gelişimini değerlendirerek önleme programları ve rehabilitasyon çalışmalarının bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini belirtmektedir. Bunun yanında sivil toplumun gönüllülük, savunuculuk ve çok paydaşlı iş birlikleri aracılığıyla bağımlılıkla mücadeledeki etkinliğine dikkat çekmektedir. Bu yönüyle bölüm, sivil toplumun bağımlılıkla mücadeledeki rolünü kapsamlı bir perspektifle ele alınmaktadır.

On sekizinci bölümde Ayhan Özkan, ‘Türkiye’de Bağımlılıklarla Mücadele Politikaları ve Uygulamaları’ başlıklı yazısında bağımlılığı hukuki, kurumsal ve toplumsal boyutları olan kapsamlı bir kamu politikası alanı olarak ele almaktadır. Yazar, Türkiye’de bağımlılıkla mücadelenin arz ve talebin azaltılması ekseninde şekillendiğini belirterek kurumlar arası koordinasyon ve çok paydaşlı iş birliğinin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca ulusal strateji belgeleri, eylem planları ve kurumsal yapılar üzerinden politika üretim süreçlerini değerlendirirken teknoloji ve kumar gibi davranışsal bağımlılıkların da yeni risk alanları oluşturduğuna dikkat çekmektedir. Bunun yanında önleme, tedavi, rehabilitasyon ve sosyal uyum süreçlerinin birlikte ele alınmasının gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu kapsamda bölüm, Türkiye’de bağımlılık politikalarını kapsamlı ve sistematik bir perspektifle değerlendirmektedir.

Kitapta yer alan bölümler, bağımlılığın farklı türlerini disiplinlerarası bir bakış açısıyla inceleyerek okuyucuya kapsamlı bir değerlendirme zemini sunmaktadır. Özellikle madde bağımlılıkları ile davranışsal bağımlılıkların birlikte ele alınması, bağımlılık olgusunun modern toplumda geçirdiği dönüşümü ortaya koyması açısından önemli bir katkı sağlamaktadır.

Eserde sorun alanlarının tanımlanmasıyla yetinilmemiş; koruyucu ve önleyici yaklaşımlar, erken müdahale stratejileri, rehabilitasyon süreçleri ve toplumsal uyum mekanizmaları da ayrıntılı biçimde değerlendirilmiştir. Bu kapsamda aile, okul, sağlık sistemi, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemi ortaya konularak bağımlılıkla mücadelenin çok paydaşlı bir süreç olduğu ifade edilmektedir. Böylece eser, hem akademik bilgi üretimine katkı sunmakta hem de uygulayıcılar için yol gösterici öneriler geliştirmektedir.

Kitapta yer alan kuramsal açıklamalar ile uygulamaya dönük çözüm önerilerinin birlikte sunulması, çalışmanın akademik çevreler, eğitimciler, sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, psikolojik danışmanlar/rehber öğretmenler, sağlık çalışanları, hukukçular ve politika yapıcılar açısından önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşımasını sağlamaktadır. Ayrıca bağımlılığın nedenleri, etkileri ve çözüm yollarının biyopsikososyal bir çerçevede ele alınması, okuyucunun konuyu bütüncül bir perspektifle değerlendirmesine imkân tanımaktadır.

Bu eser, bağımlılık olgusunu tarihsel gelişiminden güncel görünümlerine kadar geniş bir perspektifle ele alan; bilimsel temellere dayalı, kapsamlı ve disiplinlerarası bir çalışma niteliğindedir. Bağımlılıkla mücadelede önleme, tedavi, rehabilitasyon ve toplumsal farkındalık süreçlerinin birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu ortaya koyan eser, hem akademik literatüre hem de toplumsal mücadeleye önemli katkılar sunmaktadır.

Son olarak, bu kıymetli eserin fikir aşamasından yayıma hazırlanmasına kadar geçen her süreçte büyük bir titizlik, özveri ve samimiyetle katkı sunan, yol göstericiliği ve yapıcı katkılarıyla çalışmanın olgunlaşmasına mihmandarlık eden ve bizlere güç veren Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV) Başkanı İsmail Faruk Aksu’ya en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

Prof. Dr. Cengiz ŞAHİN
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Psikoloji Bölümü



İÇİNDEKİLER

İsmail Faruk AKSU / Sunuş

Cengiz ŞAHİN / Giriş

Cengiz ŞAHİN / Bağımlılığın Tanımı ve Türleri

Yakup ARSLAN / Tütün ve Nikotin Bağımlılığı

Zehra ARIKAN / Alkol Kullanım Bozukluğu

Merve CİNGİ YİRÜN & Nesrin DİLBAZ / Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Bağımlılığı

Merih ALTINTAŞ / Kumar Bağımlılığı

Cengiz ŞAHİN / Teknoloji ve Dijital Bağımlılık

Hatice KUMCAĞIZ / Diğer Davranışsal Bağımlılıklar

Murat ŞENTÜRK / Bağımlılığın Toplumsal Boyutu

Hakan ÇETİN / Bağımlılığın Hukuki Boyutu

Toker ERGÜDER / Bağımlılık Ekonomisi

Nurten SARGIN / Bağımlılığın Aile Boyutu

Nesrin ÖZARSLAN / Bağımlılıklarla Mücadelenin Okul Boyutu

Yasemin KUŞ / Bağımlılığın Çalışma Yaşamı Boyutu

Mustafa UZUN / Bağımlılık ve Şiddet İlişkisi

Arzu ÇİFTÇİ / Bağımlılığın Tedavisi ve Rehabilitasyon: Kronik Bir Hastalığa Kapsamlı Yaklaşım

Yunus Emre BULUT & Yasir ŞAFAK / Bağımlılıkta Koruyucu ve Önleyici Yaklaşımlar

Mehmet DİNÇ / Bağımlılıkla Mücadelede Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü

Ayhan ÖZKAN / Türkiye’de Bağımlılıklarla Mücadele Politikaları ve Uygulamaları

 

 

 

Tamamını okuyun...