AnasayfaHakkımızdaAraştırma MerkezleriYayınlarHizmetlerimizBasında TASAVBağlantılarGalerilerİletişim

Türkiye'de Sağlık Sektörü: 
Gelişmeler, Sorunlar ve Politika Önerileri


Dr. Bekir Türkmen
Sosyal ve Kültürel Araştırmalar Merkezi // 16 Mayıs 2015


  

SUNUŞ

Türk Akademisi Siyasi Sosyal Stratejik Araştırmalar Vakfı (TASAV), Türkiye’nin içinde bulunduğu sorunların tespiti ve bunlara yönelik alternatif çözümler oluşturulması amacıyla başladığı “Beyin Fırtınası” toplantılarına devam etmektedir. Bu kapsamda, TASAV tarafından daha önce yapılan çalıştaylarda ortaya konulan öncelikler de dikkate alınmak suretiyle tüm siyasî, sosyal, ekonomik ve stratejik alan ve konular değerlendirmeye tâbi tutulmaktadır.

Küresel ve bölgesel gelişmelerin Türkiye jeopolitiğini yakından ilgilendirdiği bir süreçte, iç ve dış sorunların doğru teşhis edilmesi kuşkusuz doğru stratejilerin ve politikaların uygulamaya konulabilmesi bakımından önem arz etmektedir.

Siyasi, ekonomik ve sosyal alanlarda gittikçe büyüme, genişleme, yayılma ve bir kısmı da kangren olma istidâdı gösteren kimi sorunlar, aynı bakış açısıyla ve geniş bir vizyonla ele alınmayı beklemekte, bütüncül ve kuşatıcı bir anlayışla değerlendirilmeye ihtiyaç duymaktadır.

Siyasî alanda yürütülecek kuşatıcı reform hamlelerinin yanında, ekonomik ve sosyal alanlarda da önemli reformların yapılması, Türkiye’nin hedeflediği sıçramayı yapabilmesi için elzemdir. Bu düşüncelerden hareketle TASAV tarafından gerçekleştirilecek akademisyen ve uzmanların katılacağı bir dizi beyin fırtınası toplantısı ile Türkiye'nin “iyi yönetilen” bir ülke olabilmesine bilimsel katkı sağlanması hedeflenmektedir.

Çalışmalar; yeni gelişmeleri, konunun evrensel boyutlarını, Türkiye’deki durumu, sorunları, eksiklik ve aksaklıkları değerlendiren; alternatif çözümlerin geliştirilmesini ve yeni politika önerilerini ihtiva eden; tüm meseleleri stratejik bakış açısı ile inceleyen ve diğer konularla bütünleşik olarak ele alan bir çerçevede yürütülmektedir.

Bekir Türkmen tarafından kaleme alınan bu rapor; sağlık sektörüne ilişkin küresel seviyede ve Türkiye’de yaşanan gelişmeleri inceledikten sonra sağlık alanında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu sorunları ortaya koymakta ve bu sorunların çözümüne yönelik politika önerileri sunmaktadır. 

Bu vesileyle, "Türkiye'de sağlık sektörü" konulu çalıştayımıza katılan bilim insanlarına, araştırmacılara ve uzmanlara teşekkür eder, çalışmaların neticesinde ortaya çıkardığımız objektif veri ve politika önerilerinin ilgililere ve karar alıcılara yararlı olmasını temenni ederim. 

Saygılarımla,

İsmail Faruk AKSU
  TASAV Başkanı 

 

 


 

 

GİRİŞ

Sağlık geleneksel olarak herhangi bir hastalık veya sakatlık hâlinin olmaması şeklinde tanımlanmaktadır. Son dönemdeyse, toplumların refah seviyelerinin yükselmesi, artan gelir ve eğitim seviyeleriyle beraber artan sağlıklı yaşam bilinci gibi yaşanan gelişmeler neticesinde günümüzde sağlık kavramı çok daha kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Yeni çerçeveye göre sağlık, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve diğer pek çok uluslararası sağlık politika tasarımından sorumlu kuruluş tarafından artık “yalnızca hastalık ya da sakatlığın olmayışı değil, bedensel, ruhsal ve sosyal yönden tam iyilik durumu” olarak tanımlanmaktadır. Tanım, sağlık politikalarındaki öncelikler setinin yıllar itibarıyla değişim hakkında da açıklayıcıdır. Bu değişimleri kabaca aşağıdaki şekilde sıralamak mümkündür:

  • Hastalık ve sakatlık ile gelişen bir tedavi sürecinin yerine, koruyucu, önleyici sağlığın geliştirilmesi,
  • Erken teşhis ve tedavi yöntemleri ile kişilerin yaşam sürelerinin ve kalitelerinin artırılması,
  • Hastalık odaklı bir yaklaşımdan hasta odaklı bir yaklaşıma geçilmesi,
  • Ruhsal ve sosyal yönden tam bir iyilik hâline yapılan vurguyla beraber, sağlık çok sektörlü olarak ele alınması, diğer sektörel politikaların odağında sağlığın giderek daha fazla yer bulması  

Sağlığın diğer iktisadî ve sosyal sektörlerle yakın ilişkisinin somutlaşması ekonomik ve sosyal kalkınma ile sağlık arasındaki ilişkinin tahmin edilegelenden daha güçlü olduğunu ortaya koymaktadır.

Önceleri belirli bir ekonomik gelişmişlik seviyesini yakalamanın sağlık üzerindeki olumlu etkileri ön plana çıkarken veya bir başka ifadeyle nedensellik ilişkisinin kalkınmadan sağlığa doğru olduğu düşünülürken artık kalkınma ve daha iyi sağlığın birbirini karşılıklı olarak pozitif etkilediği ortaya konmaktadır.

Konuyu çok dağıtmadan kısa bir örnek vermek gerekirse; refah seviyesini ölçmek için uzunca bir süredir ülkelerin toplam millî gelir ve kişi başına gelir seviyeleri kullanılmaktaydı. Ancak GSYH’nın açıklama gücüne ilişkin eleştirilerin artmasıyla beraber en azından eğitim ve sağlık gibi temel haklarla ilgili kişisel ve toplumsal ilerlemeleri de hesaplamaya katan ve bunu bir endeks marifetiyle yapmaya çalışan HDI (Human Development Index- İGE: İnsani Gelişmişlik Endeksi) giderek artan oranlarda kullanılmaya başlanmıştır.


Devamı için tıklayınız


YAYINLAR
İletişim BilgilerimizBizi Takip Edin
Nasuh Akar Mah. 1.Cadde No:43/4 Balgat-Çankaya/ANKARA Tel:0312 287 8899 Faks:0312 285 4499