AnasayfaHakkımızdaAraştırma MerkezleriYayınlarHizmetlerimizBasında TASAVBağlantılarGalerilerİletişim

ERMENİ SOYKIRIMINA YENİDEN BİR BAKIŞ

 

GİRİŞ

Birinci Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilere ne olduğuna ilişkin tartışma, başladığı günden bu yana şiddetini korumakta. Ermeniler kendilerinin, 20. yüzyılın ilk soykırımının kurbanları olduklarını söylüyorlar. Birçok Türk ise Ermenilerin iki halk arasında meydana gelen çatışmalarda ve savaş zamanı güvenlik gerekçelerinden ötürü tabi tutuldukları zorunlu göç sırasında öldüklerini, zira Ermenilerin düşmanla işbirliği yaptığı ve birçoğunun da düşman tarafında Osmanlı’ya karşı savaştığını iddia ediyor. Bunun bir soykırım olduğunu savlayan akademisyenler, Ermenilerin iddialarının çürütülemez birer tarihsel gerçek olduğunu ileri sürüyorlar. Ancak hem Türkiye’de hem de Batı’da birçok tarihçi, olayları soykırım olarak tanımlamanın uygunluğunu sorgulamaktalar.

Tartışmanın vardığı boyutlar ise bir hayli geniş. Fransa’da güçlü destek gören Ermeniler, Türklerin soykırım uyguladıklarını kabul etmelerinin ve bundan dolayı özür dilemelerinin, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyeliği için önkoşul olarak koyulmasını talep ediyorlar. Soykırım tartışmalarından ötürü Ankara ile Erivan arasındaki ilişkiler dondurulmuş durumda. Ermeni eylemciler ise Batı’da bu tarihsel tartışmayı politik olarak yönlendirmeyi istiyor ve bu amaçla çeşitli parlamentolardan Ermeni soykırımını tanıyan kararlar almasını talep ediyorlar.

Bu tartışmadaki esas mesele Ermenilerin yaşadıkları acıların boyutları değil; her iki taraf da Ermenilerin 1915-1916 yıllarında Anadolu’dan Suriye çöllerine ve diğer yerlere tehcir edilmeleri sırasında yüzbinlerce Hristiyan’ın hayatını kaybettiğini kabul ediyor. Bunun için Osmanlı hükümeti çok kısa bir sürede erkekleri, kadınları ve çocukları evlerinden ayrılmaya zorladı. Birçoğu dağlardan ve çöllerden yaptıkları yürüyüş sırasında açlık ve hastalıktan öldü. Diğerleri ise katledildi. Tarihçiler bu olaylar konusunda tartışmıyor, tartıştıkları şey, sayılar ve koşullar. Tartışmadaki esas sorun kasıta ilişkin. Jön Türkler 1916’daki katliamları örgütlediler mi? Ermenilerin kasıtlı öldürüldüklerini ve bu yüzden bunun soykırım teşkil ettiğini iddia edenler, savlarını üç ana temele dayandırıyorlar: 1919-1920 yıllarında kurulan, Jön Türklerin başında olduğu hükümetin yetkililerini Ermeni katliamlarını örgütlemekten mahkûm eden askerî mahkeme davaları; katliamları gerçekleştirmekle suçlanan Teşkilat-ı Mahsusa’nın oynadığı rol ve Naim Bey’in, İçişleri Bakanı Talat Paşa’nın Ermenilerin yok edilmesi emrini verdiği iddia edilen telgrafları içeren anıları. Ancak bu olaylar ve bunları aktaran kaynaklar dikkatlice incelendiğinde, bırakın sonuç çıkarmayı, Ermenilerin öldürülmesinin kasıtlı olduğu iddiasının temellendirileceği güçlü bir dayanağa varılamıyor.

YAYINLAR
İletişim BilgilerimizBizi Takip Edin
Nasuh Akar Mah. 1.Cadde No:43/4 Balgat-Çankaya/ANKARA Tel:0312 287 8899 Faks:0312 285 4499